1. Anasayfa
  2. Güncel

Engelliler, bir çok il de sokağa çıkacak


Engelli ve yaşlı maaşlarının alımını zorlaştıran yasa değişikliği nedeniyle engelliler, İstanbul ve Ankara’nın birçok yerinde “Uyumuyoruz, uyarıyoruz” sloganıyla sabaha kadar eylem yapacak. 2013’te değişiklik yapılan yasa kapsamında engelli ve yaşlı maaşlarını almak daha da zorlaştırıldı. Uygulama ara düzenlemelerle giderek katılaştı. Bu süre içerisinde yüzlerce engellinin maaşı kesildi, bunlardan neredeyse hepsine, ödeyemeyecekleri miktarda cezalar kesildi, ödeyemeyenlere de hazine dava açtı.

Yıllardır engellilerin hak savunuculuğunu yapan Türkiye Sakatlar Derneği avukatı Turan Hançerli, engellilerin sokaklara dökülmesine neden olan “maaş” kesintilerini Taraf’a anlattı. Son düzenlemeyle evde bakım, engelli ve yaşlılık maaşı alma şartlarının ciddi bir şekilde katılaştığını belirten Hançerli, “Bu maaşı alan 1 milyon 200 bin kişiden 1 milyonunun maaşı kesilecek” dedi. Yaşananları ve son düzenlemeleri, “AKP’nin sosyal devlet politikası çöktü” diye özetleyen Hançerli şöyle devam etti:

AKRABALARIN DURUMU DA KÖTÜ OLMALI

Engelli ve yaşlılara, insanlık onuruna yaraşır bir hayatı nasıl sürdürecekleri miktarda ödenen maaşlar, “sosyal yardımların” kapsamını oluşturuyor. Türkiye’de, 65 yaş üstü yaşlının ve engellinin aylık maaş aldığı 2022 sayılı kanun ile kendi ihtiyaçlarını gideremeyen, bir kişinin yardımına muhtaç olan insanlara, bakım hizmeti sunulmasını sağlayan 2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanunu var. Bu iki kanun 2013’de yapılan düzenleme ve ara düzenleme uygulamalarıyla çok daha katı hale getirildi. Artık yaşlı ve engellinin maaş alabilmesi için ailede kişi başına düşen gelirin 286, evde bakım maaşı alabilmesi için de 572 liranın altında olması gerekiyor. Ayrıca, engelli ve yaşlı maaşı alabilmek için sadece ailenizin değil, üçüncü derece akrabaya kadar gelirin düşük olması şartı getirildi. Eskiden de nafaka hükmü vardı ama buna değil, sadece engellinin durumuna bakılıyordu. Maaşın verilebilmesi için de, sadece aile efradı olan anne ve babanın gelirine bakılıyordu.

GİDERLER DİKKATE ALINMIYOR

Gelir hesaplamalarında çok ciddi bir sorun var. Artık, bakım ücreti hesaplanırken hiç bir gider dikkate alınmıyor. Örneğin, 1800 lira alan 3 kişilik bir aile düşünün. Bu ailede kişi başına geliri 600 liradır. Ama bu kişinin 700 lira kira verdiğini düşünün. Geriye kalan ve ihtiyaçları giderecek olan 1100 lira ama biz geriye kalan parayı 3’e bölmüyoruz. Yine 1800’ü üçe bölüyoruz.

ENGELLİ BİR KİŞİYE DAHA BAĞLANIYOR

Yeni düzenlemeyle, ailenin tüm gelirlerinin dikkate alınması ve bu gelirin zorunlu olarak paylaşılıyor gibi görünmesi, engelli bireyi o aile içerisinde güçsüz bırakıyor. Yani, engelli ve bakıma muhtaç olan kişi, ekonomik olarak ailenin başka bireyine daha bağımlı hale getiriliyor.

‘1 MİLYON ENGELLİNİN MAAŞI KESİLECEK’

1 milyon 200 bin kişinin evde bakım, yaşlılık, engelli aylığı gibi sosyal yardımlardan faydalandığını biliyoruz. Ama yeni getirilen mevcut mevzuat harfiyen uygulanırsa, 1 milyon 200 binin, 1 milyonunun maaşı kesilecek. Bu çok ciddi bir rakam. Bu yardımlardan yararlanan insanlar toplumda en yoksul, en çaresiz ve seslerini duyuramayacak kişiler. Bu insanların en büyük sorunu aldıkları bu parayı hak olarak görmüyor, “Allah rızası için” yardım yapıldığını düşünüyorlar. Bu uygulamanın bu şekilde uygulanacak olması çok ciddi mağduriyetler doğuracak. Bu değişiklik 2 yıldır düşük yoğunluklu uygulanıyordu ama son dönemde gelir testleriyle ilgili mevzuat değişti. Uygulamanın sertliği de giderek arttı ve artmaya devam edecek.

USULSÜZLÜKLER ARTIYOR

Bu uygulamalar nedeniyle toplumda usulsüzlükler artmaya başladı. İnsanlar artık, sosyal yardımlardan alabilmek için eşlerini boşuyor, evde yaşayan kişiler evden ayrılıyor, çocuk başka evde kalmak zorunda kalıyor. Bazı insanlar da özellikle, “Benim sigortamı yapmayın, kayıtlarda gözükmesin” diyor. İnsanlar artık bu maaşları alabilmek için, yasa dışı yollara başvuruyor.

SOSYAL HAKLAR BAĞIŞ OLDU

Engelli ve yaşlılarla ilgili maaş kesintilerinin bazı nedenleri var. Sosyal yardımların bütçede bir kara delik ve yük olduğu söyleniyor örneğin. Ben de bu miktarın, bütçede bir yük oluşturması sonucu kesildiğini düşünüyorum. İkinci yönü de, sosyal haklarla ilgili maaşlar, 1976 yılından beri veriliyor ve bu hak giderleri 2013 yılında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’na devredildi. Yani sosyal haklarla ilgili giderler “bağış ve yardımlara” doğru kaydırıldı.
AKP döneminde, sosyal devlet diye bir şey yoktu, bu daha da yok oluyor. Bir politika çöktü. Aslında, sosyal demokrat bir parti olduğu yönünde AKP için tanıtım yapıldı. AKP bu uygulamasını islamiyetteki yardım mantığına dayandırdı. Yardım, rahat olduğunuzda, ne zaman isterseniz yapılır. Bu yapılanlar yardım gözüyle, dayanışma mantığıyla yapıldığı için ilk sıkıntıda da yardımlar kesildi. Halbuki bunlar sosyal devlette bunlar yardım değil, sosyal devletin görevidir. Ama bu hükümet döneminde, toplumda engellinin her eleştirisi “Küstah, sana her şeyi yapıyorlar daha ne istiyorsun” bu diye yorumlanıyor. Engellilere de, oy vermezse maaşlarının kesileceği tehdidi yapılıyor. Mesela bu düzenlemeden 1 milyon insan zarar görecek ve bu oylara yansıyacak. Bu nedenle, daha 15 gün önce, hiçbir uygulanabilirliği olmadığı halde, engellilere iş kurması için hibe veriyoruz falan dendi.

ÖNCE ENGELLİ MAAŞINI KESTİLER SONRA 26 BİN BORÇ ÇIKARDILAR

Yüzlerce engelliği mağdur eden yasa değişikliği nedeniyle, yüzde 94 oranında engelli olan Kenan Tüblek’in yıllar sonra evde bakım maaşı kesildi. 26 bin lira da borç çıkartılan Tüblek parayı ödeyemeyince, Hazine dava açtı.
2013’te yapılan ve ara düzenlemelerle giderek katılaşan evde bakım, engelli ve yaşlı maaşlarının alımını zorlaştıran yasa değişikliği nedeniyle, yüzlerce engellinin maaşı kesildi. Birçoğuna ödeyemeyecekleri miktarda cezalar kesildi, ödeyemeyenlere de hazine dava açtı. Bu engellilerden biri de, İstanbul Küçükçekmece’de yaşayan 41 yaşındaki Kenan Tüblek. Kas hastası ve yüzde 94 oranında engelli olan Tüblek’i yıllar sonra 26 bin lira borç içinde bırakan olaylar şöyle gelişti:

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Tüblek, 2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanunu kapsamında evde bakım ücreti almak için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvurdu. Tüblek’in durumunu inceleyen yetkililer, 2008 yılı Ekim ayında, Tüblek’e evde bakım maaşı ödenmesine karar verdi. 2013’te ise, evde bakım maaşlarını düzenleyen 2828 sayılı kanun ile yaşlı ve engelli maaşlarını düzenleyen 2022 sayılı kanunda değişiklik yapıldı.

MAAŞ İPTAL EDİLDİ

Aynı yıl “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelikte” yapılan değişiklikle birlikte, çok sayıda engellide olduğu gibi Tüblek’in maaşında da incelemeye gidildi. Araştırmalar sonucunda, Tüblek’in yeni yönetmelik şartlarına uymadığı tespit edildi ve geriye dönük yasal işlem başlatıldı. Bakanlık, Tüblek’in iki yıl boyunca haksız bakım ücreti aldığını öne sürdü. Tüblek’e ödenen tutarın faiziyle iade edilmesine karar verildi ancak Tüblek ailesi bu parayı ödeyemedi.

KAMU ZARARINA SEBEBİYET VERDİ

Bunun üzerine Hazine, Tüblek ailesine dava açtı. İstanbul Muhakemat Müdürlüğü adına Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada, Tüblek’in “kamu zararına neden olduğu” tespiti yapılarak, Hazine alacağının tahsili istendi. Hazine, Tüblek’ten 26 bin lirayı ve bu miktara ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin tahsilini istedi. Dilekçede, “Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 26.037.51 TL hazine alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmektedir” dendi.

AYSUN YAZICI  -TARAF